Azmin Zaferi Öyküsü

Ben severim mücadele etmeyi. Savaşarak kazanmayı.
Severim savaşıp savaşıp sonunda ödüle ulaşmayı ! Allah’tan gelen her şeyi severim ben. Her sıkıntıya göğüs germeyi. İyi yada kötü Hayat’ın bana sunduklarını severim ben. Hepsini sahiplenirim.

Öyle gizli saklı işler pek sevmem. Sıkıntım varsa mücadele eder etraftan gizlemek içinde anlamsız hareketler sergilemem. Allah sevdiği kullarını imtihan eder. Bizde o imtihanı başarı ile geçen kullarından oluruz inşallah der önüme bakarım ben. Aldırmam kimseye.

‘ Şimdi konu nerden açıldı ‘  derseniz RAM raporu dedikleri bir rapor var. Yani Rehabilitasyon ve Araştırma Merkezi. Çocuğunuzun fizik tedaviye veya özel bireysel eğitime ihtiyacı varsa Devlet Hastanelerine başvurup Heyet’e giriyorsunuz. Onaylandığında hastane raporunuz ile birlikte bağlı bulunduğunuz Rehberlik ve Araştırma Merkezine gidiyorsunuz. Ordaki uzmanlarda bazı testler yaparak durumu değerlendirip çocuğunuzun nasıl bir eğitim alacağına karar veriyorlar. Sonrasında istediğiniz bir özel eğitim merkezine başlayabiliyorsunuz ücretsiz olarak.

Kaan ve Duru 21 aylıkken bireysel eğitimalmaya başladı. Neden ? çünkü erken doğdular, uzun süre kuvöz de kaldılar, fizik tedavi aldılar ve akranlarından geç yürüdüler. Hali ile bazı gelişim aşamaları yaşıtlarından geri kalabilirdi. Hiçbir şeyi atlamamak için bir süre özel eğtima aldırdım. Zaten 1 yıllık veya 2 yıllık çıkıyor hastane raporu sonrasında ihtiyaç yoksa almıyorsunuz yada çıkmıyor zaten.

Bir çok Aile korkabiliyor ‘ aaa çocuğuma sorun olurmu ? Daha sonra olumsuz bir şekilde karşısına çıkarmı ? diye . Ben çocuğun sağlıklı gelişimi için o an ne yapılması gerekiyorsa onun yapılmasından yanayım. Toplumda, kurumlarda, insanlarda bu tarz problemler olabileceğini çoğunun ilgi, sevgi ve eğitim ile aşılabileceğini öğrenmeli. Bizim görevimiz onlara öğretmek.

Velhasıl kendi çocuklarım için de öyle yaptım. Kızım 21 aylıkken başladığı özel eğiitme 1 yıl devam etti. 1. yıl sonunda uzmanlar bir daha özel eğitime ihtiyacı olmadığını, kreşe gitmesinin yeterli oalcağını söylediler. Oğlum kuvözde bir çok sıkıntı yaşadı ve 3 yaşında bağımsız yürüyebildi. Bu yüzden biraz daha devam etmesi gerekti özel eğitime. O zamanlar da bile Doktorlar çok hafif düzeyde bilişsel gerilik var demişlerdi. Hatta onlara kalsa İlkokul çağına kadar kendi kenine düzelebilirdi. Ama ben hiç işi şansa bırakırmıyım ? Devam ettik özel eğitime 1 yıl daha. Bu süre zarfında Duru ve Kaan Kreş’e devam etti. Evde ders çalışır gibi çalıştık, çok çalıştık. Öğretmenlerle sürekli irtibat halinde oldum. Eve verilen her ödevi mutlaka yaptırdım.

Veeeeeeeeeeeee tam 2 Hafta önce Rehberlik ve Araştırma Merkezin de randevumuz vardı. Rapor süremiz bitti, yenilenme için gittik. Randevu’ya gitmeden önce Kaan’ın devam ettiği anaokulundan imzalı, kaşeli resmi bir yazı aldım.Öğretmenden tamamen  kendi görüşlerini yazmasını istedim, oda yazdı sağolsun. Ayrıca Rehabilitasyon Merkezinde Kaan’a özel eğitim veren öğretmeni de resmi bir yazı ile görüş bildirdi. Zaten derslerde anaokulu programı uyguluyordu oğluma.

Randevumuza gittik, elimdeki raporları sundum. Bizi dışarı çıkarıp bir süre Kaan ile vakit geçirdiler, sonra raporları incelediler ve sadece Fizik Tedavi Programı almasına karar verildi. Yani bilişsel gerilik yok çok şükür.Nasıl bir mutluluk yaşadığımı tarif edemiyorum. Bir sıkıntıyı daha aşabilmiş olmanın, emek verip karşılığını almış olmanın verdiği haz sanırım kelimelerle ifade edilemiyor. Sadece yaşayan anlar.  Aslında bu rapor engelli raporu olduğu için onu almak kimsenin hoşuna gitmiyor. Benim de gitmedi tabii ama Devletin az da olsa verdiği imkanlardan faydalanmak ve çocuklarım için daha çok şey yapabilmek adına almıştım o raporu. Çok daha ağır sorun yaşayan ve imkanları yetersiz çocuklar var. Devletin haftada 2 saat verdiği destek kesinlikle yeterli değil. Biz bunu ek olarak kullandık her zaman. Şuan sadece sağ tarafındaki güç kaybını yenmeye çalışıyoruz. Onunda canını okuduğumuzu yazıcam yine buradan inşallah.

Kaan özel eğitim öğretmeni ile.

Erken dönem rehabilitasyon’un önemi ile ilgili yazdığım yazıyıda okuyabilirsiniz.

Azmin Zaferi Öyküsü” için 2 yorum

  • 16 Temmuz 2014 tarihinde, saat 22:27
    Permalink

    Evrimcim, ikinizi de tebrik ediyorum. Kendi mücadelemde hep seni örnek aldım, alıyorum. Zor elde edilen zaferin tadı başka oluyor, değil mi?:)

    Yanıtla
    • 22 Temmuz 2014 tarihinde, saat 21:08
      Permalink

      Teşekkür ederim Selincim.. Kesinlikle zor elde edilen her şey daha tatlı oluyor.

      Yanıtla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir