26 Haftalık Doğan Ali Kenan Erdoğan

Kendime geldiğimde hatırladığım ilk şey, kocaman bir boşluğun içinde olduğum idi.Boş boş etrafa bakinirken solda sandalye de annemi gördüm ilk.Bir sessizlik vardı anlamadigim.Olmasinı istediğim bir durum değildi bu. Çalışıyordum ve doğum yaptigimda birsürü  insan gelecekti, hediyelerim olacaktı, saçlarıma fon cektirip kırmızı tacimi takip oturup Ohhh be diyip oglumu emzirecektim.Olmadı olamadı…O anki acılarımin  hepsi dikislerime vuruyordu.Oğlum nerde dediğim an doktorumuz ve hemşiremız içeri girip bilgi verdiler.26 haftalik çok küçük dogmustu Ali Kenan. 895 gr dan 750 gr a düşmüştü hemen ,34 cm di boyu ve solunum sıkıntısı çekiyordu. Ilk 15 dakikada doğumum gerçekleşmişti ama 3 saat diğer ameliyatlarım sürmüştü  ve ağrılarım çok fazla idi.Yavaş yavaş sevdiklerim gelmeye başlamıştı ve eşim kosarak içeri girdi Ali’nin resmini çekmişti ,bende sabirsizlaniyordum görmek için. Kalktım ve tam karşıdaki yogunbakima girdim.Şaşkındim ve boş boş etraftaki herkese bakıyordum anlamsızca. Birde üstüne Yogunbakima girerken  üzerime giydiklerim, dezanfekte olmam, ki o kokuyu asla unutamam…Kocaman bir nefes aldım,oraya girdiğim andan itibaren de üzerimdeki  negatif ne varsa  attım gitti.güçlü olmalıydım, çok çabuk kabullenmistim ,ben bile inanamadım bu halime,beni tanıyanlar bilir sıkıntıya gelemem asla.Ama anne olmayı çabuk kabullenmistim ve neredeyse 1 ay sonra kronolojik 2 yaşına girecek oğlumla bu zorlu günleri atlatıp iyi olacağımiza soz vererek yürüdüm bu yolu.
12527905_10153856714327766_1502939939_n
Sonrasında ilk 73 gün yogunbakim sürecimız oldu.O 73 günde de neler neler…her 3 günde bir kan aradik,trombositleri düşüyordu, kalbinde kocaman  bir pihti attı, 15 gun boyunca pihtiyi bekledik acilip gitsin diye.Kalbi durmustu defalarca,uyku apnesi vardı ,poposundan parça alınıp tahlilleri yapılmıştı, içeride 4 dışarıda 4 kere rop ameliyatı oldu ve bağırsakları delindi.Kolostomi açıldı yani bağırsakları torbanin içerisinde idi ve oradan kaka yapiyordu.Anlamsız gelebilir belki ama ilk kakasini poposundan yaptiginda hepimiz Allaha sukredip aglamistik, 6 aylık olduğunda da içeri alindi.çoğu zaman umidimizi kesecek duruma geldik ama doktorlarimiz,hemsirelerimiz, ailelerimiz,yakınlarimiz bizi yalnız bırakmadı.Eve ciktik 73 gün sonunda. Ben sanki birden Anne olmuşum herseyi biliyormusum gibi tıkır tıkır her durumdan haberdar her konuda bilgiliydim sanki.Ama hastaneden çıkarken herseyi anlatmislardi,sadece annem vardı yanımda  kardeşlerim babam hep geldiklerinde diğer odadaydılar ,başkada kimse kabul etmedim bu sürede. 10.günün sabahında birden süt içmeyi kesmisti Ali,1 öğün 2 öğün derken 3.öğünü beklemeden hastaneye koştuk iyiki de gitmisiz. Sepsis  olmuştu yani vücudunda aşırı derecede mikrop vardı. Kolostomiden kaynaklanma oranı da fazlaydı.Yeniden yogunbakim sürecimız başlamıştı, 10 gün evde kalıp onu oraya tekrar bırakmak çok zoruma gitmisti ,çok agladim işte o zamanlar birazda suçluluk duygusuyla yıkıldığım anlar çok oldu.Gunde 2 kere hastaneye süt sağıp götürdüm 103 gün boyunca. Leventten Bahcelievlere .Lohusa olmak bile lükstü.Ağrıları unutman gerekiyordu o yollari gidip gelirken.Elimde tesbih  , araba da dualarla hergun gidip gelirdik.Ben icerideyken, annem dışarıda Kuran okurdu hep.Her akşam benden gelecek videoyu beklerdi babam.Çektiğim resimleri videoları izlemeden de arabaya bindirmezdi bizi.Çoğu zaman durumu iyi olmadığında cekemezdim, eskilerini gosterirdim ama anlarlardi hep gozyaslarimdan.Sepsis olduğunda da durumunun kritik olduğu çok zaman olmuştu ama biz once Allaha sonra da yanimizdaki herkese guvenmistik.1 ay sonra ciktik .Ama ondan sonra asıl hayat başlamıştı bizim için.  Kosturmacalar ,hastaneler,1 yıldan fazla süren fizik tedavi sürecimız, yine 4 5 sefer ara ara hastane de yatmamiz bizi suana kadar getirdi daha da güçlendirdi hep güçlendirdi.  Norolojik takip gerektigi icin ilk isimiz norolojiye gitmek oldu,hipotoni tanisi kondu Ali’ ye ve yuruyemeyebilir, kendisi buyudukce kasları uzadikca belli olacak bu durum dediler.Bir sure ozel bir yere gittik ama sonrasinda engelli raporu aldıktan  sonra yine ozel bir rehabilitasyon merkezine devam ettik.Kasım ayı idi hiç unutmuyorum başladığımizda, Ali daha oturmaya bile başlamamişti, zaten kasları oldukça yumusaktı.Çok sıkı bir tedaviden sonra 1 yilin sonunda Ali adim atmaya basladi çok şükür.
12576106_10153856712637766_457584261_n
Kronik akciğer hastasi olduğumuz içinde yollarda arabayla gidip gelirken terleyerek hastalanirdi.
Doktorumuz bize hastaneden cikarken hangi bolumlere ne icin gidecegimizi dahi yazip vermisti,bütün kontrollerimizi yaptirdik ilk 1 yilimizda.
Tek bir uzuldugum nokta var her anne de uzuluyordur eminim buna.Ali henuz kati gidalara gecemedi.En ufak bir pirinc tanesi bile gelse kusuyor,oguruyor.Çok sey denedik ama artik oluruna biraktik.Elbet bir gun kendisi de alip yiyecektir dedi doktorumuz.
Allah butun doktorlarimizdan razi olsun.Hala ayni hastanede kontrollerimiz devam ediyor,öyle güçlü bir bağ var ki aramızda ayrilamiyoruz oradan,istemiyorum da zaten.
Kronik akciğer rahatsizligimiz devam ediyor şimdi ve neredeyse 40 günde bir hastalaniyor Ali Kenan.Eskisi gibi çok  tedirgin olmuyorum her hastalandiginda.Daha da bilinçlendim,ama ” önce koru, tedbirini al sonra rahat bırak ” ideolojisini hep uyguladım.Yuruyemez dediklerinde nasil yikildiysam, tedavi sonucunda yurudugunu gordugumde de  tekrar ayaga kalkip devam ettim yoluma.Fizik tedavinin erken teshiste baslayip yapilmasi,fizyoterapistimizinde bu konuda cok cok iyi olmasi bizim icin hep olumlu sonuclar getirdi beraberinde.Ayak ile ilgili bazı sıkıntılarımız devam ediyor simdi ,bir süre de devam edecek gözüküyor.Herşeyin hayırlısı….
Anne olmak zor.Ama prematüre annesi olmak kat kat zor.Bizler önce Allaha sonra da kendimize inanmaliyiz.Sonrasında gerisi geliyor emin olun.Ama farkına vardım biz ne kadar güçlü olsak ta ,mutlaka bize destek olabilecek birilerini arıyor gözlerimiz. Ben sansliydim bu konuda herzaman.
Bebeklerimiz bu eller birbirine kenetlendiginde daha da hizli büyüyorlar, en azından ben öyle düşünüyorum.
2 yaşını bitirmeye az kaldı Ali Kenan,biz inandık ve şimdi beraber yanyana yürüyoruz onunla,diğer sorunlarımızı çözmeye beraber gidiyoruz.
Sıkıca sarılın cocuklariniza ve sadece dua edin.Allah herzaman yanimizda.inanın.
”  Çünkü en zayıf olduğum yerden sınanmış en hassas olduğum yerden vurulmuşum. Hangi yanımdan yara alsam o yanımdan ağrımışım. Taşıyamam zannettiklerimi taşımış, taşırım zannettiklerimin altında kalmışım. İçimdeki ummanı önce sızdırmış sonra taşırmışım.
Öyleyse hepsine de amenna. Değil mi ki seçilmişim. “
Alıntı-Nazan Bekiroglu
Ve sevgiyle kalin…
Filiz Kahya Erdogan
12540106_10153856713242766_1909576784_n

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir