24 Haftalık Doğan İpek Bade’nin Mucize Öyküsü 4

 

 

unnamed (10)

 

Blogumda hikayesini takip ettiğiniz 24 haftalık doğan İpek Bade’nin annesi Beyza 2. bebeğe kavuşma hikayesini anlattı. Sözü konuk yazarıma bırakıyorum..

 

İpek Bade 2 yaşındaydı 2. çocuğa karar verdiğimizde. Onu tedavi eden her doktor, bizi tanıyan tüm aile büyükleri her fırsatta bize 2.çocuğu yapmamızı öneriyordu.Mantıksız değildi.Kızımın sağlıklı bir kardeşi olması halinde gözüm arkada gitmezdi doğru. Hem sağlıklı bir çocuk bize de iyi gelecekti.
Ne var ki, öyle isteyince hamile kalanlardan değildim. Üstelik 2 sorunlu gebelikten sonra hiç kolay değildi bu kararı vermek.
Uzun uzun düşündükten sonra, kızım için, soluğu 2.tüp bebeği yaptırdığımız merkezde aldık.
Dr Murat Bey, düşüklerim ve erken doğum sebebi ile bende Servikal yetmezlik olabileceğini, bu nedenle bu kez Serklaj uygulayacağını belirtti. Bu da da neydi ?
” Servikal yetmezlik tanısı genelde geriye yönelik olarak konan bir tanıdır ” dedi. Altta yatan herhangi bir neden bulunmaksızın gebeliğin 2. trimesterda (genelde 18-22 haftalar arası) sonlanması ,genelde servikal yetmezlik tanısı koydurur. Tipik olarak su kesesinin aniden açılmasını takiben bebek ve diğer gebelik ürünleri ağrısız bir şekilde rahim dışına atılmasıdır’ dedi.
Benim hikayemde düşük de vardı erken doğum da!!
İşte bu yüzden olası bir düşüğü engellemek için gebeliğinin 13-14.haftasında, bu kez Serklaj (rahim ağzı) yapacağız dedi. Böylece  rahim ağzı gebelik sonuna kadar kapalı tutulacak. Ufak bir operasyonla rahim ağzına, rahim ağzını çevreleyen bir dikiş geçilerek bağlanacak ve serviks torba ağzı gibi büzülecek dedi.
Ama önce Tüp bebek tedavisi görüp hamile haberini almam gerekiyordu.
Yine bir dolu iğne, ilaç,vs .sonrası şükürler olsun ki yeniden Pozitif sonucu almıştık. Dünyanın en güzel haberlerinden olsa gerek
Doktorumuz 15 te 1 kontrole çağırıyor, 14.haftada Serklaj yapacağını belirtmişti. Sen ne yapıp ne edip o tarihe kadar düşük yapma , ne yaparsan yap deyip duruyordu.
Bir yandan günleri sayıyor diğer yandan çalışmaya devam ediyordum.10 haftalık hamileydim, iş yerindeydim, ne yazık ki kanama geçirdim Allah’ım yine mi dedim! gözyaşlarım sel olmuştu. Ağlamaktan konuşamıyordum beni iş yerine yakın hastaneye götürdüklerinde. Eşimi aramışlar ,biz varmadan varmıştı. Evet yine bir düşük riskiydi. ‘Kısmet’ dedi doktor, ‘ Ya tutunacak yada düşecek ’ dedi. Ama 90% düşecek dedi. Annemi aradım ‘yine kaybediyorum anne’ dedim.
‘ Hayır! etmeyeceksin, bu kez beni dinleyeceksin, sırt üstü yatacaksın kımıldamadan, bu kez başaracaksın dedi ’ .
Şehir dışında yaşıyordu haberi alır almaz yola çıkmış yanıma gelmişti.Tam 1 ay sırt üstü yattım. Yalnızca wc ye kalktım. Allah razı olsun Annem pişirdi yedirdi içirdi beni. Benim gibi hareketli insana öylece yatmak ceza gibiydi. Ama bu kez bunu deneyecektim. Annem de kayın validem de ısrarcıydı bu konuda. ‘ Eskiler yatarak doğuruyordu, sen de yatacaksın, işte o kadar!’  dediler.  ‘ Tamam ’ dedim.
1 aylık rapor sonunda kontrole gittiğimde şükürler olsun ki bebeğim benimleydi ve sağlıklı gelişiyordu. Hemen Serklaj işlemi uygulandı. Artık rahim ağzı dikiliydi. Fakat erken doğuma bağlı engelli bir çocuğum ve 2 düşüğüm olduğundan doktorum beni üniversite hastanesine gönderip heyete soktu. Heyetten doğuma kadar ‘çalışamaz’ kararı çıktı ve 32 .haftaya kadar rapor verildi.
Bu karar, iş yerinden pek de olumlu karşılanmadı, tahmin edersiniz ki!!
Uzun lafın kısası tam 7 AY sırt üstü evde yatarak geçirdim hamileliğimi. Dönüşümlü olarak 15 gün annem, 15 gün Kayın validem baktı. İlk günler hatta ilk 1-2 ay patladım çatladım evde olmaktan, yatmaktan. Kitaplar okudum , İpek Bade’ yle oyunlar oynadım, sevdim onu bol bol. Hasrettim aslında buna. Doğumunda doğum iznim onsuz geçmişti. Zamanla alışmaya, hatta sevmeye başladım kızımla evde olma halini. Annelerim sağ olsun, yediğim önümde yemediğim ardımdaydı. Böylelikle tam 25 kg aldım!! Hala veremediğim 5kg m var!
04.04.2014 tarihinde Allah’ımıza binlerce şükürler olsun ki ,nur topu gibi bir evladımız oldu, Ali Aras oğlum! Kızımın kardeşi,Ana-Babasının evladı, soyumuzun devamı, Ailemizin umudu….
O da kumral doğmuştu İpek bade gibi. İki çocuğum da aynı Babalarıdır.Allah’ım bu kadar sıkıntı çek, aylarca karnında taşı, ölümlerden dön ama bir damlaları sana benzemesin))))
Benzemeleri yetmiyormuş gibi bir de bir düşkünler babalarına yok böyle bir şey.
Şaka bir yana, şükürler olsun sizi bana verene.Başta babanızı
Aras bugün 17 aylık. Gelişimine, büyümesine şahit oldukça, asıl mucizenin belki de sağlıklı çocuklar olduğunu düşünmeye başladım.
KIZIMIZ için yıllardır uğraşıyoruz, manuel olarak, oturmasını, yürümesini sağlamaya çalışıyoruz. Oysa ki sağlıklı çocuk vaktiyle sırayla hepsini yapıyor; başını tutuyor, oturuyor, emekliyor, ayağa kalkıyor, sıralıyor ve yürüyor! İşte asıl mucize bu ?
Engelli çocuğu olan BİR ANNENİN farkındalığı olsa gerek….
Ne büyük bir nimet bilseniz , her şeyi kendi yapıyor, yapabiliyor! Yemeğini bile kendi yiyor! Büyük olay!
Canım Oğlum, İyi ki doğurmuşum seni. İyi ki vazgeçmedim mücadele etmekten.3.Tüp bebekte mutluluğu yaşadım, sana kavuştum.
Hayatım bir kez daha anlamlandı seninle..Şükürler olsun bugünüme.
*İstediğine ulaşmanın tek yolu, ASLA VAZGEÇMEMEKTİR ! 
En büyük umudun asla umudunu yitirmemek olsun..

Şimdi Size bir soru :

‘Gebelik bir hastalık değildir, çalışmaya devam’.
‘Bebeğin düşeceği varsa amuda da kalksan düşer’
‘İstirahat ederek gebelik geçirmek, mutlu sona neden olur’ ile ilgili bir bilimsel çalışma yoktur diyen doktorların bu tezini Annem ile Kayın validem çürütmüş olabilir mi?? ))

 

unnamed (4)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir