24 Haftalık Doğan İpek Bade’nin Mucize Öyküsü 3

En büyük umudum, asla umudumu yitirmemek…

unnamed

İpek Bade’ ye 6 ayda 1 kontrol amaçlı Beyin MR’ı çekiliyor. Mevcut şunt’ın çalışıp çalışmadığı takip ediliyor, bir sorun görüldüğü takdirde yeniden ameliyat yapılacağı söyleniyor. Ocak 2013’e kadar herhangi bir soruna rastlanmadı. Ancak o tarihte beynin farklı bir yerinde ufak bir sızıntıya rastlandı. Artması halinde ameliyatın kaçınılmaz olduğu söylendi. Morallerimiz bir anda sıfır olmuştu. Ameliyat ciddi bir risk ti çünkü. Ağır hidrosefali olduğundan küçücük bir enfeksiyonu bile kaldıramazdı.Nitekim ilk ameliyatta nerdeyse kaybediyorduk kızımızı.
Çok şükür ki 6 ay sonraki MR’ından ve ondan sonrakilerde sıvının ilgili yerde sabit kaldığı tespit edilmişti. içimiz inanılmaz ferahlamıştı. Ameliyat denince tüylerimiz diken diken oluyor çünkü..

Sürekli ağzı açık olduğundan ,çocuk doktorumuz , bir ara İpek Bade yi bir KBB Dr’una göstermemizi önermişti.Doktor, muayeneden sonra dönüp ‘kafa büyümesi sebebiyle ağız-burun içi anatomik yapısı bozuk, geniz eti, bademcikleri büyük geliyor ,bu sebeple rahat nefes alamıyor, ameliyatı olması gerekir’ dedi.
Verdiğim tepkiyi anlatsam utanırım şimdi. Adamcağız da şaşırmıştı. Neyse ki anlayışlı çıkmıştı, sizi anlıyorum dedi. Şu an acil bir durum yok rahat olun, şimdilik takip edelim dedi. Derin bir nefes almıştık..

Kızımızın bir yandan Fizik tedavileri, Pilates dersleri, diğer yandan Reflexoloji seansları devam ediyor.
Yazları mümkün olduğunca her hafta sonu alıp denize götürüyoruz. Böyle çocuklara su terapisi iyi geliyor. Suyun içinde bacaklarını hareket ettirmesi , dalgaların vücuduna teması onu çok eğlendiriyor.
Oradaki mutluluğunu, attığı kahkahaları görseniz ne demek istediğimi daha iyi anlarsınız.
Hayatımız hep İpek Bade üzerine kurulu olmuştu. Onun daha kaliteli, daha sağlıklı bir yaşam sürmesi adına koşturuyor, sürekli araştırmalar yapıyorduk. Modern Tıp’ ın yanı sıra Alternatip Tıp, hatta yeni tanıştığım Tamamlayıcı Tıp (Bütüncül TIP) ile iç içe yaşar olmuştum. Burada sayamayacağım bir çok yöntemi öğrendim, araştırdım buldum, hepsini denedik kızıma. Reiki ile de bu vesile ile tanıştım.
Reiki her yerde varolan ruhsal yaşam enerjisi anlamına gelmektedir. çok eski bir şifa yöntemi.
Bugün dünyada yaklaşık iki milyon kişi tarafından uygulanmaktadır.
Hemen eğitimlerini alıp kızıma uygulamaya başladım.
Kendimi o eğitimden bu eğitime atıyor, kızımı o teknikten o tekniğe koşturuyordum.
Örneğin Bio enerji çalışmasından söz ettiler, kulak verdim, denemekten bir şey kaybetmeyiz, ya kazanırsak! dedim onu da deneyimledik.
Reflexoloji vs.

Yaşaması mucize denilen çocuk bugün hayattaysa eğer, emin olun hepsinin ayrı ayrı faydası dokunmuştur.

 

unnamed (1)

En önemli konuya gelince; Kızımın beslenmesi!
Daha önce de söz etmiştim; çok erken doğduğundan, bağışıklık sisteminin güçlenmesi adına, beyin gelişimine katkısı olması adına, hep özel besledik. Doğal ,organik gıdalarla besledik. Halen de öyle..
Doğumu sonrası, yaşama tutunması ve sonrasında sağlıklı bir şekilde yaşamına devam etmesi tek ilgi alanım, tek düşüncem olmuştu. Bu yönde yaptığım tüm araştırmalarım bana ORGANİK dünyasının kapılarını açtı. *Sağlıklı beslenme, organik besinleri tüketmekle başlar* Bu besinlerin de organik tarımsal yöntemlerle üretilmesi başta gelir. Organik tarım, kimyasal gübre, ilaçlama, hormon gibi dış etkenler kullanmaya karşı olup tamamen doğallıktan yanadır. Ekolojik (organik) üretim yapan bir çiftçi, uluslararası bir denetleme şirketi tarafından verilen sertifikayı almak zorundadır. Üretilen ürünlerin insan sağlığına zarar verebilecek atıkları barındırmasının önüne geçerek, hastalıkların oluşmasını ve yaygınlaşmasını önlemektedir.
Kısacası ORGANİK YAŞAM hayatimin buyuk bir parcasi haline geldi.
Zaman içerisinde, SAGLIKLI YASAM , HERKESIN HAKKIDIR düşüncesiyle tüm bu öğrendiklerimi paylaşma arzusu oluştu .Tüm bu amaçlar sonucunda, geleceğimiz olan bebeklerimiz için, annelere , özellikle benim gibi prematüre anneleri ve bebek bekleyen anne adayları için www.ipekbadeorganik.com sitesini kurdum.
Amacım kızımız İpek Bade ile başladığımız sağlıklı beslenme yolunda, Organik Beslenme bilincini, Organik Yaşamı yaymaktır. Bu vesile ile Organik Tarıma da destek vermektir.
Organik ürün üretimi ve tüketimi ülkemizde yeni yeni yerini almakta ve bilinci yerleşmeye başlamaktadır. Organik GIDA’ya güveni arttırmak ilk hedeflerimden olmuştur.
Anadolu’da yetiştirilen Organik ürünler, üretiminden, toplanmasına ve ambalajlanmasına kadar geçen tüm aşamalarında T.C Tarım Bakanlığı ve uluslararası geçerliliği olan sertifikalandırma kuruluşları tarafından kontrol edilmektedir. Ürün paketlerinde sertifikasyon kuruluşu ,Tarım Bakanlığı logoları mevcuttur.
Organik Beslenme yolunda attığım bu adımda ayrıca amacım, tüm annelerin bu ürünlere kolayca erişebilmenizi sağlamaktır.

Prematüre  olarak dünyaya gelen bir bebeğin annesi olarak, bebeklerin  beslenmesinin , yaşamlarını daha kaliteli ve sağlıklı  devam ettirebilmeleri için çok önemli bir faktördür.
İpek Bade gibi fiziksel engelli çocukların (Cp, Beyin ve çocuk felci vb) hareket kabiliyetlerinin kısıtlı oluşu sebebiyle sindirim ve boşaltım sistemleri ,sağlıklı çocuklara göre daha problemli olmaktadır Kabızlık bu sorunların başında gelmektedir.
Çocuklarda Zihinsel gelişimi desteklemek ve bağışıklık sistemlerini güçlendirmenin yolu da keza beslenmeden geçmektedir.
Örneğin kızımız İpek Bade için  yaptığımız uzun araştırmalar sonucunda, faydalarını saymakla bitiremeyeceğimiz  Doğa’ nın mucizesi olan Buğday Ruşeymi ,tanıştığımız birçok üründen yalnızca bir tanesidir.
Gebelikte beslenme, anne adaylarının üzerinde önemle durmaları gereken bir konudur.  Beş temel besin grubu olan 1-Et,Tavuk,Balık ,Kuru Baklagiller 2-Tahıllar,3-sebze 4- meyve 5- süt ve süt ürünleri her gün tüketmeleri önerilir. Bunların katkısız ve sağlıklı gıdalar olmaları son derece önem arz etmektedir.

Organik Tarım metoduna uygun olarak üretilen ürünlerin üretimi ve üretimden satışa kadar oluşan tüm süreçler sertifikalanmaktadır.
Buna dayanarak sitede sunduğumuz her ürün sertifikalı olup , ürün ambalajlarında Tarım Bakanlığı logosu mevcuttur.

Hayat akıp gidiyordu. İnsanoğlunun alışamayacağı şey yokmuş.
Engelli bir çocuğumuz vardı evet ama zaman içerisinde bunu kabullenip hayatımıza kaldığımız yerden etmiştik. İlk zamanlardaki kaygı ,kabullenememe, acı çekme vb duyguları zamanla azalmış , hatta kimisi yok olmuştu. Elbette her şey daha güzel olabilirdi.. Ancak bununla yaşamaya ,her gün yeni bir umudun heyecanı ile uyanmaya alışmıştık sanırım.
Hem beteri beteri yok muydu? Bire bir şahit oluyordum kızımın devam ettiği rehabilitasyon merkezinde. Nice çocuk vardı algısı sıfır olan, sürekli ağlayan, neredeyse bitkisel hayatta olan.
Çok şükür bin şükür halimize…Çok mutlu bir çocuk İpek Bade.
Kızımın gülüşüdür belki de bizi hayata bağlayan..Adını söylediğimiz an gülümseyerek tepki veren..Şarkılara masallara mırıldanarak eşlik eden…Kısacası, asla olmayacak denilen ama varolan algısı bize hayat veren, güç veren..Beklentin sıfırsa , küçücük bir gelişme bile nasıl mutluluk veriyor bilir misiniz?.. Allahım ömrünü uzun etsin evlat! Konuştuğun, yürüdüğün günleri de görmemiz ümidi ile…

Ne güzel söylemiş Mevlana;
Olmaz dediğin ne varsa hepsi olur
Düşmem dersin düşersin
Şaşmam dersin şaşarsın
Öldüm der durur yine de yaşarsın!

 

.

24 Haftalık Doğan İpek Bade’nin Mucize Öyküsü 3” için bir yorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir